11 Kasım 2016 Cuma

Yalnızlık İçime Mi İşledi Ne?



Cidden yalnızım öyle böyle değil yani. Kolay arkadaş edinen bir insan olamadım hiçbir zaman. Bir sürü kriterim var ayol. Kolay mı öyle arkadaş edinmek. Benimle dost olmak AB ye girmekten daha zor yeminle. Ondan böyle zavallı gibi tek başımayım ya. Şimdi diyeceksiniz ki yabani midir nedir bir insanın nasıl arkadaşı olmaz. Var tabi de uzakta herkes. Başka şehirlerde. Arada bir denk geldikçe görüşmeye çalışıyoruz işte.Herkes dağıldı bir yerlere.

Çalışmaya başlayınca etrafımda bir sürü yeni insan oldu. Ama ne bileyim hiç kimse sarmadı.  Zaten çoğu benden yaşça baya büyük. Selamlaşmaktan ayaküstü muhabbetten öteye gidemedim. Hatta bazen insanlardan isteyerek kaçtığımı düşünüyorum. Zor geliyor sanki birini tanıyıp ortak noktalar bulmaya çalışmak. E tabi şimdiye kadar erkek arkadaşımla bol bol zaman geçirmemin de etkisi var bunda. Yanlış anlaşılmasın hala birlikteyiz. Ama belli bir süre uzak kalmak durumundayız. İlkbaharda yine yanımda olacak inşallah. Özledim sıpayı. 3 senedir alıştık iyice birbirimize. Herşeyim olmuş resmen. Size erkek arkadaşımdan Deniz olarak bahsedeceğim. 

3 sene önceki ilişkimde çılgıncasına tabuları ve önyargıları olan, ilişkimden dolayı aileme karşı vicdan azabı duyan biri olan kendimi düşünüyorum da şimdi... Denizle ilişkiye başlayınca anladım ki önemli olan gerçekten sevdiğini sevildiğini hissetmek ve güvenmekmiş. Önceki ilişkimde bunlar eksikmiş meğer. Yeterince sevmemişim. Sadece alışkanlık ve korku varmış içimde. Yeterince güvenmemişim de. Kendime de ona da. Ama şimdiki ilişkimde herşey yerli yerinde. Tabi ki yine aileme karşı sorumluluklarım var. Bu sadece eğitimimi tamamlamam, çalışıp kendi ayaklarım üzerinde durduğumu görmeleri, gerektiğinde onlara maddi manevi yardımcı olmakla sınırlı. 

Tabular yok artık hayatımda. Annemin babamın yüzüne bakınca içimden geçirdiklerimle beraber utanmıyorum artık. Vicdan azabı duymuyorum. Mutluyum huzurluyum. Çünkü adım adım ilerledik. Gerçekten bu devir ilişki şartlarına göre fazlasıyla sabırlıydık. Masum bir öpüşme için kaç ay beklediğimizi tahmin bile edemezsiniz. İlk öpücük benden geldi bu arada yüzsüz gibi. Cesaretime kendim de şaşırmıştım. Ama öpene kadar var ya akla karayı seçtim. Ya kendini çekerse ya rezil olursam? Yok canım kendini çekmez herhalde. Erkek sonuçta dayanamaz dimi yani. Kafamda deli sorular eeh yeter be diyerek yapışıverdim işte. O an var ya kalbim ağzımdan fırlayacakmış gibi heyecanlandım. Sonrasında çok utanmıştım o ayrı tabi. Gülümseyerek hatırladığım ve hatırlayacağım bir sürü güzel anı... İyi ki hayatımda, iyi ki var... Of özledim yine bak şimdi. Hasret başıma vurdu. Şimdilik mola!


10 Kasım 2016 Perşembe

İlk Kaydım !!

5215646325413 blog denememle karşınızdayım. Her defasında bloglarımı bok etmeyi çok iyi becerdim. Umarım bu kalıcı ve son bloğum olacak. Nasıl bok ettin diye soracak olursanız, bir sürü gereksiz demeyeyim ama bana hitap etmeyen bloğu takip ettim. Hıı sanki benim kafama silah mı dayadılar takip et diye hayır özgür iradem sağolsun. Takip butonunun anasını ağlattım. Sonra da içinden çıkılmaz bir hal aldı. Soğudum bıraktım. 

Sonuncuda da en yakın arkadaşlarımdan birine blog yazdığımı söyledim. Söylemez olaydım hemen takibe aldı. Her yazdığımda bir kısıtlama oldu üzerimde. Ay yok ya şunu yazmayayım, ay kız benimle ilgili ne düşünecek kim bilir dur şunu da sileyim derken kupkuru tatsız tuzsuz bir blogger oluverdim. İzleniyormuş hissi benim ağzıma sıçtı. 

Mesela nasıl moralim bozulmuş içimi dökmüşüm sevgili bloğumda. Daha yazdığım gibi arkasından telefon yaaa canım yaa kıyamam sana. Bak istediğin zaman beni arayıp dertleşebilirsin emi gibi cümleler. İstesem zaten yazmam seni arardım bir rahat ver bir huzur ver. Bu arada bir parantez açmadan geçemem arkadaşımı gerçekten çok severim, yeri bende çok ayrıdır. Ama blog konusunda bende bir baskı oluşturdu ne yazık ki. Şimdi son bloğum olacak kısmetse ve ağzımı sımsıkı tutup kimseye söylemeyeceğim.

Normalde eski bloğumda olsa şu yandaki resmi koyarken bile kırk kere düşünecektim. Ayy arkadaşım diyecek azmış bu kız resme bak dur dur kaldırayım ben şunu en iyisi deyip edepli bir resim koyacaktım belki de.

Ama şimdi her şeyimi rahatça yazıp kirli çamaşırlarımı sere serpe dökeceğim etrafa. Ohh sefam olsun...